3. Karaova Bağbozumu Şenlikleri

Blogu (ve sonrasında youtube kanalımı) açarken insanların 21. yüzyılda da üretkenlikten ve elbette hayallerinden uzaklaşmadan yaşayabileceklerini hatırlamayı ve paylaşmayı hedeflemiştim.

Sevgili Oya Emerk’in davetiyle 8-9-10 Eylülde gerçekleşen 3. Karaova Bağbozumu Şenliklerine katılarak orda da benzer amaçları taşıyan insanlarla tanışma fırsatı buldum. Bu yılkini kaçırmışsanız da seneye gitmeyi planlayabileceğinizi düşünerek size bu şenlikten bahsetmek istiyorum :) Aslında kısa kısa videolar da çektim ama henüz nasıl çıktıklarına bile bakamadım. eğer düzenleyebilirsem şurada yeni video da yerini alacak.

Biz 7 Eylül Perşembe akşamı Bodrum’a uçarak 4 gece kalacağımız Altınkaya Hotel’e yerleştik1972 yılında kurulan otelin bence en güzel yanı denize sıfır oluşuydu. Sonrasında da elbette temiz odaları ve güler yüzlü ekibi. Ayrıca otel Ortakentte kurulan ilk otel olma özelliğine sahip bir aile işletmesi.

Ertesi sabah erken saatlerde kalkıp denize girdikten sonra otelde kahvaltımızı yaptık.

Bu arada otel Eylülde gitmemiz sebebiyle de oldukça sakindi. Yazı staj ve yaz okulu ile geçirdiğim için bu beni çok mutlu etti :) 

Etkinliğin devamında ise bizim için hazırlanan güzel program doğrultusunda gezdik ve ilk durağımız Etrim Köyü oldu. Burası el dokuması halıları ile meşhurmuş. Yolda Oya Hanım, ‘ Şimdi pastoral Bodrumu görmeye gidiyoruz’ diyerek özetlemişti orayı. 

Köye gittiğimizde bizim için hazırlanmış harika bir sofra vardı. Burada kahvaltı yapmanızı kesinlikle öneririm, özellikle de otlu böreği…

Evimizdeymişiz gibi ağırlandıktan sonra halıcılık mesleğini babasından devralan Engin Başol’dan büyük emek, zaman alan bu halıların nelerden nasıl yapıldığını dinledik ve çok nadide halıları gördük. 

Sonrasında korteje katıldık. 3. Karaova Bağbozumu Şenlikleri Kumbahçe meydanından hareket eden kortejin İskele meydanına davul zurnalar, yöresel kıyafetler giyinmiş kızlar erkekler eşliğinde yürümesi ile başladı. Karaova Derneği Başkanı Ali Öztürk güzel bir konuşma yaptı. Konuşmanın ardından yöresel kıyafetler eşliğinde yapılan halk oyunlarını izledik.

Barlar Sokağında yürüyüş yaptıktan sonra Avlu Bistro Bar’da güzel bir akşam yemeği yedik. Özellikle çökertme kebabını ( ve elbette dekorasyonu )çok sevdim ve Bodruma ait bir yemek olduğunu o gün öğrendim…

Mekana girdiğinizde sizi içine alan harika bir ambians var. 160 yıllık bir taş ev orjinaline sadık kalınarak, ufak tefek dokunuşlarla şu anki halini almış. Türk mutfağı, Akdeniz ve Dünya mutfağının öne çıkan lezzetleri ile oluşturulmuş bir menüye sahip. 

2. gün elbette önce sabahın erken saatlerinde deniz, sonrasında da kahvaltı :)

Mumcular Mustafa Kalem parkında resmi açılış töreni gerçekleşti.

Karaova Derneği Başkanı Ali Öztürk;

Hiç kimse, atasından miras kalan malını satarak, yaşamını sürdürmek zorunda kalmasın diyerek başladık bu yolculuğa. Bölge ekonomisinin desteklenmesi, üretim ve ürün çeşitliliğinin arttırılması, üretici ve tüketicinin bir araya geldiği, sürdürülebilir bir tarım ekonomisinin yaratılması ve adil bir gıda anlayışının yaygınlaştırılması için bölgede geleneksel şenlikleri yapıyoruz. Bodrum turizminin çeşitlendirilmesinin de amaçlandığı bu organizasyonda, yörede tarım turizm entegrasyonunun da sağlaması hedeflenmektedir diyerek açılış konuşmasını gerçekleştirdi.

 

Ardından birbirinden renkli stantların yer aldığı parkta hem alışveriş yapıp hem stant sahipleri ile konuşma şansını bulduk. 

Ardından Karaova Derneği katkıları ile imece usulü,  bu sene ikinci okul yenileme çalışmasını gerçekleştirilmiş. Bizler de baştan aşağı yenilenen Karaova Yeniköy İlköğretim Okulunun açılış törenine katıldık. Yapılan konuşmalardan sonra kurdele kesildi ve 2017-2018 öğretim yılı için Yeniköy İlköğretim Okulu açılmış oldu. Ardından benim o gün ilk kez tattığım tüm misafirlere yöresel dibek dövmesi keşkek ikram edildi.
Gün içerisinde çeşitli etkinliklerinde yer aldığı şenlik alanında bu sefer de Süleyman Dilsiz’in Balık nasıl pişirilmez konulu halk söyleşisine katıldık. Kendisi  Kılçıksız Balık ve Türkiye’nin ilk kahvaltı kitabı Kahvaltıya Dair kitabının yazarı. 

Saat 18:00 den sonra Şenlik boyunca nefis kahveleri ile bizleri yalnız bırakmayan aynı zamanda Gastronomi kültürünün tanıtılması için  Köyler arası yemek yarışmasına da sponsor olan Arçelik Mucize Lezzetler  ve Slow Food Yaveş Gari Bodrum Birliğinin destekleri ile Köyler Arası Yemek Yarışması gerçekleşti.

3. Karaova bağ bozumu şenliği köyler arası yöresel yemek yarışması sonunda ödüller şu şekilde sıralandı.

Zeytinyağlılar
1. Ese

n Uyar (Bahçeyakası Köyü) Enginar Kavurma
2. Necla Karaca (Kızılağaç Köyü) Fava
3. Songül Tüzün (Bahçeyakası Köyü) Sarma

Tatlılar
1. Esma Arkun ( Gökçebel Köyü ) Kalburdan Çekme
2. Sevgi Alanç (Gökçebel Köyü ) Saraylı Tatlısı
3. Sibel Peker (Dörttepe ) Kulak Tatlısı

Börekler
1. Feriştah Demir (Yalıkavak ) Kabaklı Börek
2. Ruhiye Kütükbey ( Çamlık Köyü) Sebzeli Börek
3. Mesgulen Yaşar (Bahçeyakası Köyü ) Otlu börek

En Yaratıcı Yemek
Özge Canikli (Yalı çiftlik ) Itırlı Sütlaç
Sunum Ödülü
Ece Karapınar ( Bahçeyakası ) Vanilyalı Süt Reçeli
Sürpriz Ödül
İlgi Tan ( Bahçeyakası) Ceviz Reçeli
En Katılımcı Muhtar Ödülü
Yücel Uyar (Bahçeyakası Muhtarı)

Etkinlik alanından ayrıldıktan sonra bu sefer Mumcular meydanında düzenlenecek olan Bodrum Halk Eğitim Merkezi Temel Devren defilesini izlemek üzere yola çıktık.

Halk Eğitim Merkezi Öğretmeni Aynur Aydoğan ve Öğrencilerinin hazırladığı defilede el emeği göz nuru Anadolu Selçuklu döneminde başlayan ve Osmanlı döneminde de devam eden bu giysilerin defilesini izledik. Ne yazık ki şu an tek bir eğitmen kalmış bu sanatta…

 

Akşam yemeği için Bodrum Gümüşlük’te Doy Doy Restaurana gittik.

Festivalin  3. ve son gününde ise Amerika’lı pasta şefi Joy’un gerçekleştireceği workshop için kahvaltıdan hemen sonra yola çıktık.

Üzümlü, incirli ve bademli bir tart yaptı. Yanında getirdiği tarifin çıktısını bana verdi, Türkçeye çevirdiğimde sizlerle paylaşacağım.

Biraz daha festival alanında alış veriş yaptıktan sonra öğle yemeği için Mumcular da bulunan Kavurmacı Celal Usta‘daydık küçücük şirin bir dükkanına gittik. İnanılmaz lezzetli bir kavurma yedik, sonra da küçük oğullarının servisiyle çay içtik.

Yemekten sonra otelimize geçmeden önce Hotel Marma Beach  de bir taraftan otel sahibinden otelle ilgili bilgiler alırken bir taraftan soğuk içeceklerimizi yudumladık.

Kalan saatler ise deniz, dinlenme ve oteldeki akşam yemeği için hazırlanma ile geçti.

Büyük emekler sonunda gönüllülerin katkıları ile yok olmamak var olan değerleri korumak adına yapılan bu organizasyonun bir parçası olmak benim için büyük bir gururdu. Değerlerinden vazgeçmeyip taşın altına elini koyan, birlik olup ben demeden ne yapabiliriz diyen güzel insanları alkışlıyorum ve bu güzel projenin sizler gelecek yıllarda sizler tarafından da desteklenerek devam etmesini umuyorum. Dilerim seneye kaçırmazsınız :)

Başta Oya Emerk olmak üzere, Karaova Derneği, Slow Food Yaveş Gari Bodrum Birliği, Bodrum Belediyesi, Arçelik Mucize Lezzetler ve tüm sponsorlara,

Gezi boyuncu ulaşımımızı gerçekleştiren Akustik Turizm ve kaptanımız Hikmet Ünlü’ye,

Kendimizi evimizde gibi hissetmemizi sağlıyan Altınkaya Hotel sahibi Ömer bey ve tüm personeline,

Etrim Köyünde bizi ağırlayan güzel insanlara,

Engin Başol’a,

Güzel lezzetleri ile bizleri ağırlayan Avlu Restaurant, Doy Doy Restaurant, Kavurmacı Celal Usta ya,

Hotel Marmara Beach’e,

teşekkür ederek bu uzun yazımı bitiriyorum :)

Sevgiler İrem

 

 

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s